Create New Playlist

Add a cover pic of your own choice

(Optional)

Name

AI Cover Generator

4 credits

Not enough credits (0/4).

Logout

Are you sure you want to Logout?

Close

Tren Gıcırtısı (Hard Ruck İsyanı) 2 by sultan

SongGPT
Tren Gıcırtısı (Hard Ruck İsyanı) 2 by sultan - Hard Ruck music cover art

Tren Gıcırtısı (Hard Ruck İsyanı) 2

Hard Ruck

0:002:59
Lyrics
Description
sabah beşi, köşedeki çayhane, kundaklanmış bir gazete —
'borç bi̇ter' diye bağırıyor sütunda harfler kırık,
bir adam cebinden paslı koinleri sayıyor, anımsıyor eski saatleri;
kadın omzunda valiz, içinde bir çift kırık cümle,
tren düdüğü: uzak bir şehir ismini tükürüyor geceye —
konuşuyorum ama cümlelerim cebimde saklanıyor, yırtık karton gibi.
yırt yakayı, tükür kanuna!
biz uluruz — suç senin alnına!
(biz uluruz — suç senin alnına!)
gazete manşeti: "yüzleri̇n fi̇yati" — harfler tıkız, tatlı değil,
bir çocuk pencere altında toka arıyor; gölgesinde eski bir yasa.
tren rayı çenemi çarpıyor, ritim boğazıma vuruyor, sessiz bir yumruk;
dükkanlarda parlak saatler yalan söyler, çiçekler çürüyor camda,
bir satır şiir, sanki bir başkasının cebinden alınmış —
i̇çinden: "sen bir hikayesin ama kimse okumuyor." diye fısıldıyor.
yırt yakayı, tükür kanuna!
biz uluruz — suç senin alnına!
(biz uluruz — suç senin alnına!)
dinle: gazete köşesi, kumru sesi, lokanta sahibi küs
konuşur gibi değil, savurur: "adım adım, borç adımı yazdı."
bir kadın kahve fincanını kırar — çini parçaları gibi yaşı,
i̇çimde bir şiir: sokak lambalarının gölgesinde, yolcular paslanmış dişlere bakar.
taksi şoförü bir şiir mırıldanıyor — yolda eski bir telefon numarası,
duvardaki afiş: "i̇ndi̇ri̇m" — ama gözleri indirimi göremez artık;
trenin çarkı bir zamanlar babamı yuttu, şimdi tükürdüğüm geçmişi öğütüyor,
bakkalın elinde çek defteri, içinde bir isim, iki çizgi, üç hesap —
şehir bir şiir okuyor tersinden; her dize bir pencere kırığı,
ben yürürüm—ayak tabanlarım şehir haritası, tenhalar harita üzerindeki kıyı çizgisi.
yırt yakayı, tükür kanuna!
biz uluruz — suç senin alnına!
(biz uluruz — suç senin alnına!)
kısa cümleler, uzun bekleyişler; bir tren istasyonunda takvim yaprakları
uçar gibi, gazetelerin arasında kaybolur; başlıklar bizi yerden söker.
i̇çimde bir soluk, dışımda bir siren; o siren bir davetiye değil, suçlama —
senin elinde: bir kalem, bir cetvel, bir yasa; bizim omzumuzda gece ve açlık.
tren uzaklaşır, düdük bir çentik bırakır kulağımda —
caddeler isimlerini değiştirse de, adalet gibi çalınan bir şey kalır burada.
bir şiir gibi alınmış satırlar: sert, yırtık, tuhaf ama gerçek;
ve biz, ayakta, çığlık atarız — not defterleri, gazete kupürleri, kırık saatlerle birlikte.
yırt yakayı, tükür kanuna!
biz uluruz — suç senin alnına!